| |

Çamlık Motel
İznik gölü sahilinde doğayla iç içe
İznik Bursa
(+90 224) 757 13 62

WOW Uludağ Otel
Mükemmel bir pistte gün boyu kayak yapmanın zevkini yaşayacaksınız .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 22 88

Çağlayan Yeni Otel
Ağaçlar içinde doğa ile başbaşa tatil keyfi .
İnegöl Bursa
(+90 224) 715 11 10

Yazıcı Regency Otel
Sauna Türk Hamamı Jakuzi Masaj Isıtmalı Yüzme Havuzu kayak
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 40

Voyage Alkoçlar Otel
Kar ve kayak keyfi
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 22

Ulukardeşler Otel
Bursa da kar keyfi farklıdır
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 36

Monte Baia Otel
Kayak ve kar keyfini bizimle yaşayın
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 83

Le Chalet Yazıcı Otel
Kar kayak ve konfor Uludağ 'da tatilin adresi
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 40

Kirazlıdoğa Otel
Doğa kar dağcılık hepsi burda .
Uludağ Bursa
(+90 224) 283 21 37

Karkay Otel
Uludağ daki sıcak yuvanız.
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 90

Akfen Club Hotel
Uludağ, kışın kayak sporları, yazın dağcılık ve kampçılık için elverişlidir.
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 27

Büyük Uludağ Otel
Uludağ, sucuk evi çeşitli aktiviteler ve kayak
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 22 44

Beceren Otel
Uludağ: Bir "OLYMPOS", tanrılarının dağı. Siz hiç Olympos eteklerinde kayak yaptınız mı?
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 11
|
İznik :
İznik İlçesi, dünyada eşine az rastlanan ve bütünüyle "açık hava
müzesi" olan tarihi ve antik bir şehirdir. Yaz kış demeden, adeta
bereket saçan verimli toprağı, kendine özgü iklimi ve doğal güzelliği
nedeniyle, tarihin her döneminde insanlığın ilgi odaklarından biri
haline gelmiştir.
İznik'in tarih öncesi çağlardan beri iskan gördüğünü ve çok eski bir
tarihte kurulduğunu çevresindeki Prehistorik buluntulardan ve yörede
bulunan bol miktardaki höyüklerden anlamaktayız. İznik, Makedonya Kralı
Büyük İskender'in kumandanlarından Antigonius Monophthalmos tarafından
M.Ö. 316'da kurulmuştur. Bu çağın geleneklerine göre, kurucusu
Antigonius nedeniyle de "Antigonia" adını almıştır. Makedonya imparatoru
Büyük İskender'in mirasçıları, General Antigonius ve General Lysimakhos,
İmparatorluğu egemenlikleri altına almak için birbirleri ile savaştılar.
Lysimakhos, M.Ö. 301'de Antigonius'u mağlup etti ve kenti yönetimi
altına alarak, o dönemin geleneklerine göre kente sevgili karısının adı
olan Nikaia adını verdi.
Yörede egemen olan Bithynia Kralı Zipoites, M.Ö. 279'da Nicaia'yı ele
geçirdi. Nicaia bir süre Bithynia Krallığına başkentlik de yaptı. Adına
altın sikkeler basıldı ve bundan böyle tarihte "Altın Şehir" unvanı ile
anıldı. Nicaia Bithynia Krallığı İle Roma İmparatorluğu arasında uzun
yıllar devam eden savaşlara sahne oldu. Sonuçta, Bithynia ordusu,
General Lucullus komutasındaki Roma ordusuna yenildi ve bu güzel göl
kentine Nicaea adı verildi.
Şehir M.S. 259 yılında Gotların saldırısına uğradı. Bunun üzerinde
Romalılar, Bithynia Krallığı zamanında başlatılan ve M.S. 12i yılında
meydana gelen depremde büyük hasar gören surları daha güçlü olarak İnşa
ettiler. Şehrî 4 ana ve 12 tali kapısı bulunan 4970 m uzunluğunda bir
sur ile çevirdiler.
Üç kıtada geniş sınırlara dayanması nedeniyle her konuda güçlüklerle
karşılaşan Roma İmparatorluğu, M.S. 476 yılında Doğu ve Batı Roma
İmparatorluğu olarak ikiye ayrılınca, İznik sonradan Bizans adını alan
Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde kaldı. Nicaea Bizanslıların
elinde büyük imar gördü. Şehirde kiliseler, su yolları ve sarnıçlar
yapıldı. Selçuklu Sultanı Alpaslan'ın Bizans ordularını Malazgirt'te
1071'de yenmesinden sonra, Selçuklular XI. yüzyılın sonlarında Bizans
içlerine kadar yürüdüler. Kutalmışoğlu Süleyman Şah, 1075 tarihinde
Nicaea'yı aldı ve 1080 yılında Selçuklu devletinin başkenti yaptı. Adını
da Nicaea'nın izi anlamında "İznik" olarak değiştirdi. Böylece İznik,
Anadolu'da ilk Türk başkenti oldu. 600.000 kişilik I. Haçlı Ordusu
Godefroy De Bouillon'un başkomutanlığında 1097 mayısında İznik'i
kuşattı. Çetin savaşlardan sonra Türkler 1097 haziranında şehri
Bizanslılara teslim ederek yağmalanmasını önlediler. Haçlıların İznik'i
alıp Bizanslılara bırakmasıyla 2. Bizans dönemi başlamış oldu. Selçuklu
Türkleri, şehri ancak 22 yıl kadar ellerinde tutabildiler. IV. Haçlı
Seferine katılan Latinler, Anadolu içlerinde kan dökmektense
Constantinopolis'i (İstanbul'u] yağmalamayı yeğlediler ve burayı işgal
edip Latin İmparatorluğunu kurdular (1204). Bizans'ın saltanat soyu
Theodoros Lascaris, İznik'e kaçtı ve burada imparatorluğunu ilan etti.
İznik, böylece 57 yıl boyunca başkenti Latin İşgali altında olan Bizans
imparatorluğu'nun yönetim merkezi oldu. Bu dönemde surlarda önemli
onarımlara girişildi ve surların önüne bir ön duvar (ön sur) inşa
edilerek şehrin korunması güçlendirildi.
Başkent İznik'te Theodoros Lascaris'den sonra dört imparator tahta
çıktı. Sonuncu olan VIII. Michael (1259-1282), 1261 yılında
Constantinopolis'i' (İstanbul) yeniden ele geçirerek Latin
İmparatorluğu'na son verdi. Böylece Constantinopolis yeniden Bizans
imparatorluğu'nun başkenti oldu.
Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk dönemlerinden itibaren İznik, ilgi çekici
bir merkez olarak hep fethedilmek İstendi. Osman Bey zamanında bu önemli
kenti ele geçirmek amacıyla seferler düzenlenmişse de, İznik ancak
Sultan Orhan Bey (1326-1362) zamanında 1331 tarihinde fethedildi.
Böylece İznik 234 yıllık bir aradan sonra yeniden Türk idaresine girmiş
oluyordu. Özellikle II. Murat ve Çandarlılar döneminde şehir tepeden
tırnağa İmar edildi ve birçok cami, medrese, han, hamam vs. bu dönemde
yapıldı. İznik, İstanbul'dan Anadolu'ya uzanan sefer ve kervan yolunun
üzerinde önemli bir durak ve konaklama merkezi oldu. Keza XIV-XVl.
yüzyıllarda İznik, Türk kültür hayatında önemli bir yere sahipti. Birçok
ulema ve şairin yetiştiği bir kültür merkezine dönüşmüştü. Çağın en ünlü
alimleri İznik'teki medreselerde ders vermeye başlamışlardı. Bu yüzden
de İznik'e "Ulema Yuvası" (Alimler Diyarı) da denmiştir.
İstanbul'un fethi ve Anadolu'daki Osmanlı egemenliğinin pekişmesinden
sonra, İznik'in önemi azaldı. Diğer taraftan Kara Halil Paşa'nın idamı,
Çandarlı ailesinin nüfuzunun sarsılmasına sebep oldu. Şehrin köklü ve
zengin aileleri de İstanbul'a göç etmeye başlayınca İznik gerileme
sürecine girerek XVI. yüzyıl sonlarından itibaren boşalmaya ve eski
zenginliğini kaybetmeye başladı.
Sonuç olarak çeşitli dönemlerin askeri, siyasi, dini, sosyal ve kültürel
yaşam biçimlerini bize yansıtan birçok uygarlığın kalıntılarını günümüze
taşıyan ve buram buram tarih kokan İznik, yoğun imar faaliyetlerine
sahne oldu ve kentte çok sayıda abidevi yapılar inşa edildi. İznik her
dönemden devraldığı mimari mirası ile bir açık hava müzesi niteliğini
hala korumaktadır. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı uygarlıklarının
arkeolojik ve etnografik kalıntılarıyla bütünleşmiş durumdadır.
Güney Marmara bölgesinde kendi adını verdiği gölün doğusunda kurulmuş ve
turistik bir ilçe olan İznik'in bağlı bulunduğu Bursa iline uzaklığı 85
km'dir. Rakımı 85 metre, yüz ölçümü 753 km2, toplam nüfusu ise
44.690'dır. Bağlı iki kasaba ve 37 köyü mevcuttur. Halkın temel geçim
kaynağı tarımdır. Netice itibariyle İznik,
- Kendine özgü iklimiyle,
- Yaz-kış demeden bereket saçan toprağıyla,
- Doğal güzelliğiyle,
- Tarihi ve kültürel zenginliğiyle,
- Her türlü sebze ve meyvenin yetiştiği bir kent olmasıyla, (Adeta bir
sebze ve meyve ambarı)
- Adını verdiği gölüyle,
- Dünyaca meşhur çinileriyle,
Turizm sektörü açısından son derece önemli bir merkezdir. Yeşil dokusu,
zeytinlikleri, bağları ve bahçeleriyle adeta bir cenneti andırmaktadır.
Günümüze kadar ayakta duran anıtsal eserleriyle hemen herkeste hayranlık
uyandırmaktadır.
I. ve VII. EKÜMENIK KONSİLLER
İznik, Hristiyan alemi açısından da ayrı bir öneme sahiptir. Zira ilk
ekümenik konsil, M.S. 325 tarihinde 218 piskoposun katılımıyla burada
yapılmış ve Hristiyanlık dinine hayat veren ve "İznik Yasaları" adıyla
bilinen 20 maddelik karar Senatüs Sarayında alınmıştır. İmparator I.
Constantinus'un huzurları ile yapılan I. konsil şiddetli tartışmalara
sahne olur. İskenderiyeli din adamı Arius'un "Hz. İsa'nın sadece bir
insan olduğu ve tanrıdan dünyaya gelmediği" şeklindeki kısa sürede
taraftar toplayan tezi, toplantıya katılan piskoposları çileden çıkarır.
Sonuçta bugün de savunulan Hz. İsa'nın tanrının oğlu olduğuna dair sav
kabul görür. Arius ve arkadaşları toplantıdan kovulur. VII. ve son
Ekümenik Konsil 787 tarihinde İznik'teki Ayasofya Kilisesi'nde yapılır.
Kısacası İznik Hristiyanlık açısından önemli bir dini cazibe merkezidir.
|

Almira Hotel
Konfor ve rahat bir tatil için
Osmangazi Bursa
(+90 224) 250 20 21

Kirazlı Otel
Uludağda tatil kayak keyfi
Uludağ Bursa
(+90 224) 283 21 54

Kervansaray Bursa Oteli
Havuz bar ve her türlü konfor bulunmaktadır
Merkez Bursa
(+90 224) 220 00 00

Karinna Otel
Sadece kış turizmine değil, yaz aylarında kampçılık, trekking ve günübirlik piknik
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 60

Kar Tanesi Otel
Sınırsız kayak, eğlence ve sımsıcak bir kar tatili
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 24 17

Fahri Otel
Uludağ 'da kışın tadını bizle çıkarın .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 10

Ergün Otel
Uludağ deyince ilk akla gelen isim .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 00

Artıç Otel
Bursa'nın en eski otellerinden biri olmakla birlikte, kaliteli ve konfor
Merkez Bursa
(+90 224) 224 55 05

Holiday Inn Bursa
Osmangazi ve Orhangazi türbelerine 20 km, Kültürpark' a 18 km
Merkez Bursa
(+90 224) 737 52 00

Kar Otel
Kar şömine ve konforlu tatilin keyfi
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 22

Atasu Otel
Son derece nezih ve büyük olan Lobby ve şömine ateşi ...
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 71

Aydın Yıldız Otel
Zengin Türk Mutfağıyla konfor sizleri bekliyor .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 40

Ağaoğlu My Resort Otel
Kapalı havuzu ve tüm kayak ekipmanları
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 01
|
|