| |

Çamlık Motel
İznik gölü sahilinde doğayla iç içe
İznik Bursa
(+90 224) 757 13 62

WOW Uludağ Otel
Mükemmel bir pistte gün boyu kayak yapmanın zevkini yaşayacaksınız .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 22 88

Çağlayan Yeni Otel
Ağaçlar içinde doğa ile başbaşa tatil keyfi .
İnegöl Bursa
(+90 224) 715 11 10

Yazıcı Regency Otel
Sauna Türk Hamamı Jakuzi Masaj Isıtmalı Yüzme Havuzu kayak
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 40

Voyage Alkoçlar Otel
Kar ve kayak keyfi
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 22

Ulukardeşler Otel
Bursa da kar keyfi farklıdır
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 36

Monte Baia Otel
Kayak ve kar keyfini bizimle yaşayın
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 83

Le Chalet Yazıcı Otel
Kar kayak ve konfor Uludağ 'da tatilin adresi
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 40

Kirazlıdoğa Otel
Doğa kar dağcılık hepsi burda .
Uludağ Bursa
(+90 224) 283 21 37

Karkay Otel
Uludağ daki sıcak yuvanız.
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 90

Akfen Club Hotel
Uludağ, kışın kayak sporları, yazın dağcılık ve kampçılık için elverişlidir.
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 27

Büyük Uludağ Otel
Uludağ, sucuk evi çeşitli aktiviteler ve kayak
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 22 44

Beceren Otel
Uludağ: Bir "OLYMPOS", tanrılarının dağı. Siz hiç Olympos eteklerinde kayak yaptınız mı?
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 11
|
Keles :
Keles; Ege Bölgesi'nin İç Batı Anadolu bölümünün en kuzeyinde,
Uludağ’ın güney yamaçlarında kurulmuş küçük bir ilçedir. Yüzölçümü 640
km2 olup 36 köyü 6 mahallesi vardır. 2000 yılı nüfus sayımına göre
18.639 nüfusa sahiptir. İlçe merkezinin nüfusu 3.636 dır.
A-) “KELES” ADININ ANLAMI
Bilinen en eski Türk lugâtı olan Divanü Lugât-it-Türk’te “Keles” adına
rastlanmaz. Ancak; W. Radolf' un ve A. Vambery' nin Çağatayca
sözlüklerinde "Keles" kelimesinin anlamı "bir tür kertenkele" olarak
verilmektedir. Şemseddin Sami’nin Kamus-ı Türki adlı sözlüğünde “Kelas”
kelimesinin anlamı da “kertenkele” olarak zikredilmektedir. Ayrıca;
“Keles” in halen Kazak Dili’nde bir kertenkele türünün, Çağatay
Türkçesi’ nde de bir sincap türünün adı olarak kullanıldığı kaynaklarda
ifade edilmektedir.
B-) “KELES” ADININ KAYNAĞI
“Keles” adının bir yer adı olarak Anadolu’ya Orta Asya’dan Oğuzlar’ın
Kayı boyu tarafından getirildiği düşünülmektedir. Zira, halen Orta
Asya’da Kazakistan ve Özbekistan sınırları içinde “Keles” adlı coğrafi
birimler (nehir, kaza, köy, harabe bir şehir merkezi) mevcuttur.
Bunlardan Keles Nehri ; 241 km. uzunluğunda olup Sir Derya Irmağı’nın
önemli bir koludur. Kazak-Özbek sınırındaki Karadağ’dan doğan bu nehir;
aynı adı taşıyan kazanın yakınından geçip geniş bir havzayı sulayarak
Sir Derya Irmağı’na dökülmektedir.
Özbekistan’ın Kuzey Taşkent Vilayeti’nde yer alan Keles Kazası ise şu
anda bu vilayetin merkezi olarak varlığını sürdürmektedir. Yine
Taşkent’in 40 km. kuzeyinde aynı adı taşıyan küçük bir köy vardır.
Ayrıca yörede “Keles” adlı harabe bir şehir merkezinin bulunduğu ünlü
Türkolog Baymirza Hayit tarafından ifade edilmiştir.
10. ve 11. yüzyılların Müslüman-Arap coğrafyacılarına ait eserlerde;
Çirçik Nehri ile Taşkent, Çimkent, Çardarı ve Sütkent arasındaki geniş
bölgenin adı “Kalas Bozkırı/Keles Bozkırı” olarak zikredilmekte, ayrıca
bu bozkırın ortasında Sir Derya Irmağı’na paralel olarak inşa edilmiş
oldukça uzun ve sağlam bir duvardan “Kalas/Keles Duvarı” olarak
bahsedilmektedir. Şarkiyat uzmanları Kalas ve Keles kelimelerinin
aslının aynı olduğunu aradaki farkın Arapça yazılış ve telaffuzdan
kaynaklandığını ifade etmektedir.
Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere; “Keles” kelimesi Türklerin
Anadolu’ya göç etmelerinden çok önce Orta Asya’da yer adı olarak bilinen
ve kullanılan bir kelimedir. Bu çerçevede ilçemiz isminin de Orta Asya
kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca; Oğuzlar’ın “Keles” adlı bir oymağının bulunduğu da bilinmekte
olup Osmanlı dönemine ait 16. yüzyıl tahrir defterlerinde Aydın Livası
dahilinde “Keles” adlı yörük cemaatinden bahsedilmektedir. Bu oymağa
mensup kişilerin halen Balıkesir-Kazdağı civarında yaşadığı uzmanlarca
ifade edilmektedir.
C-) ANADOLU’DA “KELES” ADLI YERLER
Anadolu’da ilçemizden başka asıl adı Keles olan üç yerleşim yeri daha
vardır. Bunlar; İzmir’in Kiraz ilçesi, Ordu’nun Ünye ilçesine bağlı
Çınarcık Köyü ve Antalya’nın Kumluca İlçesi Kuzca Köyü’ne bağlı Keles
Mahallesi’dir. Kiraz ilçesinin adı Cumhuriyetin ilk yıllarında, Çınarcık
Köyü’ nün adı ise 1966 yılında değiştirilmiş ve bugünkü halini almıştır.
Keles ve civarı milattan önceki devirlerden itibaren çeşitli devletlerin
hakimiyeti altına girmiştir. Yöre; Etilerin, Friglerin, Lidyalıların,
Bitinyalıların, Romalıların ve Bizanslıların tahakkümünden sonra ilk kez
1075 yılında Anadolu Selçukluları döneminde Türklerin eline geçmiş ancak
1097 yılındaki I. Haçlı Seferi sonunda Bizanslılarca geri alınmış ve
bundan sonra da Osmanlılara kadar Bizans sınırları içinde kalmıştır.
Keles ve civarında; eski uygarlıklara (özellikle Roma,Bizans) ait süs
eşyası, sikke-para, mühür, erzak küpü vs. gibi küçük eşya ile kilise,
tapınak, hamam gibi bina kalıntısı oldukça fazladır.
Eldeki bulgulara göre en eski yerleşim yerleri; Belenören, Akçapınar ve
Uzunöz köyleri arasındaki bölge, Küçükkavacık Mahallesi civarı ve
Baraklı Köyü civarıdır. Yapılan araştırmalar neticesinde bu bölgenin
Roma Devri olarak adlandırılan dönemde (M.Ö. 395-M.Ö.65) Kral Yolu
denilen işlek ve önemli bir ticaret yolu üzerinde bulunduğu tesbit
edilmiş, ayrıca Kocasu’ya hakim bir tepe üzerinde oldukça büyük bir
tapınağın varlığı ortaya çıkarılmıştır.
13.yüzyıl başlarında Anadolu’ya gelen Türk boylarından Oğuzlar’ın Kayı
boyuna mensup Ertuğrul Gazi ve ona bağlı yörük aşireti Anadolu Selçuklu
Sultanı I.Alaeddin Keykubad tarafından kendilerine Söğüt yaylak, Domaniç
kışlak olarak verilmek suretiyle Ankara’nın batısına Karacadağ denilen
bölgeye yerleştirilmiştir. Bu şekilde Anadolu’nun Bizans sınırına
yerleşen Ertuğrul Gazi burada fetihlere başlamış ölümünden sonra oğlu
Osman Gazi de bu fetihleri devam ettirerek geniş bir bölgeyi yurt
edinmiştir. Bu dönemlerde Keles ve civarı da Osmanlıların hakimiyetine
geçmiştir. 1360-1385 yılları arasında ilçe merkezinde bir hamamın ve bir
camiin yapılmış olması buna delalet etmektedir. Zira; han, hamam, cami
vs. gibi yerler yerleşimin göstergesidir.
İlçemiz civarı gerek Osmanlı döneminde gerek sonrasında mühim bir düşman
işgali görmemiştir. Ancak; 8 Temmuz 1920’de Bursa’yı işgal eden
Yunanlılar bir yıl sonra 10 Temmuz 1921 tarihinde Keles’e de bir karakol
açmışlar, ilçeye gelen Yunan Müfrezesi bir müddet Cuma Mahallesi’nde
daha sonra da Yenice Mahalle’de karargah kurmuştur. Yunanlıların Keles’e
asker göndermelerinin en önemli sebebi; dağ yöresindeki milis
kuvvetlerini sindirmek ve özellikle Bursa’nın Ankara ile olan haberleşme
bağlantısını kesmektir. Zira; işgal süresince Bursa’nın Ankara ile olan
haberleşmesini Tavşanlı ve Kütahya üzerinden dağ yöresindeki milis
kuvvetleri sağlamış, bu yörenin işgalinden sonra Bursa’nın Anadolu ve
Ankara ile olan haberleşme bağlantısı tamamen kesilmiştir.
Yunanlılar; Canip Efe, Topal Sadettin Efe, Kabakçı Salih Efe ve İbrahim
Efe’ye bağlı milis kuvvetlerinin gayretleri neticesinde yörede mühim bir
zarar veremeden Büyük Taarruz’ dan sonra ilçeyi boşaltmışlardır.
Yukarıda adı geçen dağ yöresi milis kuvvetlerinin Bursa’nın kurtuluşunda
sayısız hizmetleri olmuş, büyük yararlılıklar göstermişlerdir.
I.Murad Camii ve Hamam
Osmanlı döneminde Dağ yöresi ile en fazla ilgilenen padişah 1.Murad
olmuştur. Dağ Yöresindeki bir çok köy Sultan 1. Murad Hüdavendigar’ın
vakıf köyüdür.
Keles'te şimdiki yeni caminin olduğu yerde eskiden Hüdavendigar Camii ve
Sıbyan Mektebi bulunmaktaydı. Bu camiye 1. Murad Hüdavendigar'ın oğlu
Yakup Çelebi'nin Mudanya’da zeytinlik vakfı vardı. Zeytinlikten elde
edilen gelir camiye harcanmaktaydı. 1870'li yıllarda çıkan bir yangında
tarihi Hüdavendigar Camii de zarar görmüş, daha sonra tamir edilerek
1970 yılına kadar kullanılmıştır. 1970 yılında yıkılıp yerine yeni bir
cami yapılmıştır.
Yine camiin vakfından olan hamam camiin bir kaç yüz metre batısındadır
6.20 X 6.20 iç ebadında kubbeli bir soğukluğu ve iki halveti vardır.
Keles Belediyesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün işbirliği ile birkaç
kez restore edilmiş olup halen hizmet vermektedir.
Zeus Kersullos Tapınağı
Keles'in Akçapınar ile Belenören köyleri arasındaki Tazlak Tepesi’nde
Roma Döneminden kalma Zeus Kersullos tapınağı ve yerleşim birimi, aynı
köylerin yakınında Manastır denilen tepede bir tapınak, Kemaliye köyünde
Kızılkilise denilen bir tapınak ve Boğacık mevkii altında Kilisecik
denilen yerde küçük bir tapınak vardır. Uzunöz, Alpagut ve Hereke (Çayören)
köylerinde de tarihi kalıntılar vardır.
Kocayayla ve Geleneksel Kocayayla Şöleni
Kocayayla; Keles ilçe merkezi yakınlarında yer alan, adından da
anlaşılacağı üzere oldukça büyük bir yayladır. Keles’in 4 km.
güneydoğusunda bulunan Kocayayla, Bursa’nın en ünlü piknik ve mesire
yerleri arasındadır. Etrafı karaçam ağaçlarıyla örtülü olup ayrıca yayla
içinde yer yer çam, meşe, gürgen, alıç, kavak ve erik ağaçları da
vardır. Yaklaşık 400.000 m2. lik açık çayır ve mer’a alanına sahip olan
Kocayayla, Türkiye’nin de en büyük yaylalarından biridir. Deniz
seviyesinden yüksekliği 1.200 m. olan yayla; bol oksijenli temiz havası
ile kalp, verem, akciğer, astım, anemi ve benzeri hastalıklar için
tavsiye edilen nitelikler taşımaktadır.
Kocayayla'da Keles Belediyesi ve Orman İşletmesi tarafından muhtelif
spor alanları, masa-bank, ocak, restaurant, kır kahvesi, büfe, mescit,
oyun parkı ve tuvalet yaptırılmış, şehir şebekesinden ayrı olarak su
getirilmiştir. Bu itibarla; gelen misafirlerin tüm ihtiyacını
karşılayabilecek altyapıya sahiptir.
Bu bölge Bursa, İnegöl ve Atranos (Orhaneli)’tan önce Osmanlıların
hakimiyetine girmiş, Bizans’a ait bu üç tekfurluğun ortasında ve oldukça
stratejik bir konumda bulunduğu için buraların fethi sırasında üs olarak
kullanılmıştır.
Osmanlıların kuruluş dönemlerinde civardaki yörük aşiretleri tarafından
Domaniç yaylarıyla birlikte yaylak olarak istifade edilmiş, ayrıca saray
atları için nitelikli bir otlakiye vazifesi görmüştür. Bir rivayete göre
Orhan Gazi ile Nilüfer Hatun’un düğünleri de bu yaylada yapılmıştır.
Konar-göçer yörük aşiretleri her yıl yaz başlangıcında hayvanlarını
otlatmak üzere yaylalara çıkmadan önce yazı karşılamak ve yaz mevsiminin
gelişini kutlamak amacıyla burada toplanır ve şenlikler düzenler,
çevredeki dede yatırırlarının başında “hayır” yaparlarmış. Zira;
yörükler için yaz, bir yayla mevsimi ve yörüğü yörük yapan unsurları
icra edebilme mevsimidir. Yazın gelişi yörük için en önemli bayramdır.
Bu nedenle Orta Asya'dan beri yazın müjdecisi olan hıdrellezde tüm
yörükler biraraya gelip kurbanlar keser, dualar eder, yemekler yer,
oyunlar sergiler, at koşturur, cirit oynar, gençler güreş tutar, ozanlar
atışır hülasa topluca bayram yaparlarmış. Aynı zamanda bilge ve ulu
kişilerin mezarlarının ziyaret edildiği, "toy" adı da verilen bu
şölenler şamanist gelenekleri içeren umumi bir kurban ziyafeti şeklinde
gerçekleşir, katılan tüm Türk boylarına kurbandan birer parça
verilirmiş. Ayrıca; artık yaylalara çıkılacağı için insanlar 5-6 ay gibi
uzun bir süre birbirini göremeyeceklerinden bu şölenler bir nevi
“helalleşme” işlevi de görürmüş.
İşte bu şekilde; Osmanlının Söğüt ve Domaniç dolaylarını yeni yeni yurt
tuttuğu sıralarda dönemin yaylağı ve gazi atlarının otlağı olan
Kocayayla da bu şölenlerin yapıldığı önemli yerlerden ve geleneksel halk
edebiyatının ilk merkezlerinden biri haline gelmiş, yüzyıllar boyunca
ozan/baksı geleneğinin süregeldiği bir yer olmuştur. Eski Türk
geleneklerini sürdüren, kopuz çalıp şiir söyleyen ozanlar uzun yıllar
Kocayayla şölenlerinde buluşarak atışmışlardır. Halen civarda yatırları
bulunan ve kendilerine "dede" denilen kişilerin bu ozan/baksı
geleneğinin kalıntıları olması muhtemeldir.
Bu şölenleri yaşatmak amacıyla; bir yaylalar diyarı olan Keles' in
Kocayayla' sında da halen her yıl Haziran ayında "Geleneksel Keles
Kocayayla Şöleni" düzenlenmektedir. Yukarıda belirttiğimiz gibi oldukça
eski bir geçmişi olan bu şölen Osmanlıların son dönemlerine kadar
yaşatılmış, ancak Kurtuluş Savaşı yıllarında ara verilmiş daha sonra
1966 yılında tekrar canlandırılmıştır. Bu şölende; yağlı güreş
müsabakaları, kiraz ve çilek teşvik yarışmaları, halkoyunları
gösterileri yapılmakta ve çeşitli sanatçılar konser vermektedir.
İlçedeki muhtelif dernek ve kuruluşlar yararına tertip edilen Kocayayla
Şöleni' nde Keles yöresinin "temsili gelin alayı" merasimi gelen
misafirlerin oldukça ilgisini çekmektedir. Ne yazık ki; Kocayayla Şöleni
günümüzde asli özelliklerini yitirmiş, tamamen bir festival / konser
havasına bürünmüştür. Bir an önce otantik görüntüsüne kavuşturulması
dileğimizdir.
Son yıllarda Kocayayla' da çeşitli izci kampları düzenlenmekte, Bursa'
dan gelen çim kayağı, güreş ve futbol takımları çalışmalarını bir müddet
burada sürdürmektedir. Yeni tesislerin yapılması bir kamp yeri olarak
burayı daha cazip hale getirecektir. Zira ulu çam ağaçlarının içinde yer
alan bu yayla; çadır turizmi, kampçılık, trakking ve sair doğa sporları
için ideal bir mekandır. Ayrıca her yıl tertiplenen Geleneksel Kocayayla
Şöleni’nden ayrı olarak siyasi partiler, dernekler ve çeşitli sivil
toplum örgütleri tarafından da zaman zaman Kocayayla’ da büyük şölenler
tertip edilmekte, yağlı güreş, cirit, boğa güreşi müsabakaları
yapılmaktadır. Bu şölenlerle birlikte Kocayayla, her yaz mevsiminde
ortalama 200.000 kişi tarafından ziyaret edilmektedir.
|

Almira Hotel
Konfor ve rahat bir tatil için
Osmangazi Bursa
(+90 224) 250 20 21

Kirazlı Otel
Uludağda tatil kayak keyfi
Uludağ Bursa
(+90 224) 283 21 54

Kervansaray Bursa Oteli
Havuz bar ve her türlü konfor bulunmaktadır
Merkez Bursa
(+90 224) 220 00 00

Karinna Otel
Sadece kış turizmine değil, yaz aylarında kampçılık, trekking ve günübirlik piknik
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 60

Kar Tanesi Otel
Sınırsız kayak, eğlence ve sımsıcak bir kar tatili
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 24 17

Fahri Otel
Uludağ 'da kışın tadını bizle çıkarın .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 10

Ergün Otel
Uludağ deyince ilk akla gelen isim .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 00

Artıç Otel
Bursa'nın en eski otellerinden biri olmakla birlikte, kaliteli ve konfor
Merkez Bursa
(+90 224) 224 55 05

Holiday Inn Bursa
Osmangazi ve Orhangazi türbelerine 20 km, Kültürpark' a 18 km
Merkez Bursa
(+90 224) 737 52 00

Kar Otel
Kar şömine ve konforlu tatilin keyfi
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 22

Atasu Otel
Son derece nezih ve büyük olan Lobby ve şömine ateşi ...
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 71

Aydın Yıldız Otel
Zengin Türk Mutfağıyla konfor sizleri bekliyor .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 40

Ağaoğlu My Resort Otel
Kapalı havuzu ve tüm kayak ekipmanları
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 01
|
|