Bursa Konaklama

 
  Bursa Bursa Mekanları Bursa de Tatil Bursa Hakkında BursaKonaklama.com  
  Ana Sayfa
Bursa
Bursa Ulaşım
Turizm Acenteleri
Firma Rehberi
Bursa Konaklama
Bursa Eğlence Yerleri
Bursa Yeme-İçme
Bursa Alış-veriş
Bursa Kiralık Satılık
Nerede Kalınır ?
Ne Yenir ?
Nerede Eğlenilir ?
Alış-veriş
Nerede Gezilir ?
Bursa Resimleri
Bursa Tarih
Bursa Coğrafya
Bursa Ekonomi
Bursa Turizm
Reklam
Kullanım Şartları
Yasal Uyarı
Site Haritası
İrtibat
 
  Bursa 'in İlçeleri ve Turistik BölgeleriOsmangazi - Nilüfer - Yıldırım - Büyükorhan - Gemlik - Gürsu - Harmancık - İnegöl - İznik Karacabey - Keles - Kestel - Mudanya - Mustafakemalpaşa - Orhaneli - Orhangazi - Yenişehir - Uludağ  
 
Çamlık Motel
Çamlık Motel
İznik gölü sahilinde doğayla iç içe
İznik Bursa
(+90 224) 757 13 62
WOW Uludağ Otel
WOW Uludağ Otel
Mükemmel bir pistte gün boyu kayak yapmanın zevkini yaşayacaksınız .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 22 88
Çağlayan Yeni Otel
Çağlayan Yeni Otel
Ağaçlar içinde doğa ile başbaşa tatil keyfi .
İnegöl Bursa
(+90 224) 715 11 10
Yazıcı Regency Otel
Yazıcı Regency Otel
Sauna Türk Hamamı Jakuzi Masaj Isıtmalı Yüzme Havuzu kayak
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 40
Voyage Alkoçlar Otel
Voyage Alkoçlar Otel
Kar ve kayak keyfi
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 22
Ulukardeşler Otel
Ulukardeşler Otel
Bursa da kar keyfi farklıdır
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 36
Monte Baia Otel
Monte Baia Otel
Kayak ve kar keyfini bizimle yaşayın
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 83
Le Chalet Yazıcı Otel
Le Chalet Yazıcı Otel
Kar kayak ve konfor Uludağ 'da tatilin adresi
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 40
Kirazlıdoğa Otel
Kirazlıdoğa Otel
Doğa kar dağcılık hepsi burda .
Uludağ Bursa
(+90 224) 283 21 37
Karkay Otel
Karkay Otel
Uludağ daki sıcak yuvanız.
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 90
Akfen Club Hotel
Akfen Club Hotel
Uludağ, kışın kayak sporları, yazın dağcılık ve kampçılık için elverişlidir.
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 27
Büyük Uludağ Otel
Büyük Uludağ Otel
Uludağ, sucuk evi çeşitli aktiviteler ve kayak
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 22 44
Beceren Otel
Beceren Otel
Uludağ: Bir "OLYMPOS", tanrılarının dağı. Siz hiç Olympos eteklerinde kayak yaptınız mı?
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 11


Keles :

Keles; Ege Bölgesi'nin İç Batı Anadolu bölümünün en kuzeyinde, Uludağ’ın güney yamaçlarında kurulmuş küçük bir ilçedir. Yüzölçümü 640 km2 olup 36 köyü 6 mahallesi vardır. 2000 yılı nüfus sayımına göre 18.639 nüfusa sahiptir. İlçe merkezinin nüfusu 3.636 dır.

A-) “KELES” ADININ ANLAMI

Bilinen en eski Türk lugâtı olan Divanü Lugât-it-Türk’te “Keles” adına rastlanmaz. Ancak; W. Radolf' un ve A. Vambery' nin Çağatayca sözlüklerinde "Keles" kelimesinin anlamı "bir tür kertenkele" olarak verilmektedir. Şemseddin Sami’nin Kamus-ı Türki adlı sözlüğünde “Kelas” kelimesinin anlamı da “kertenkele” olarak zikredilmektedir. Ayrıca; “Keles” in halen Kazak Dili’nde bir kertenkele türünün, Çağatay Türkçesi’ nde de bir sincap türünün adı olarak kullanıldığı kaynaklarda ifade edilmektedir.

B-) “KELES” ADININ KAYNAĞI

“Keles” adının bir yer adı olarak Anadolu’ya Orta Asya’dan Oğuzlar’ın Kayı boyu tarafından getirildiği düşünülmektedir. Zira, halen Orta Asya’da Kazakistan ve Özbekistan sınırları içinde “Keles” adlı coğrafi birimler (nehir, kaza, köy, harabe bir şehir merkezi) mevcuttur.

Bunlardan Keles Nehri ; 241 km. uzunluğunda olup Sir Derya Irmağı’nın önemli bir koludur. Kazak-Özbek sınırındaki Karadağ’dan doğan bu nehir; aynı adı taşıyan kazanın yakınından geçip geniş bir havzayı sulayarak Sir Derya Irmağı’na dökülmektedir.

Özbekistan’ın Kuzey Taşkent Vilayeti’nde yer alan Keles Kazası ise şu anda bu vilayetin merkezi olarak varlığını sürdürmektedir. Yine Taşkent’in 40 km. kuzeyinde aynı adı taşıyan küçük bir köy vardır. Ayrıca yörede “Keles” adlı harabe bir şehir merkezinin bulunduğu ünlü Türkolog Baymirza Hayit tarafından ifade edilmiştir.

10. ve 11. yüzyılların Müslüman-Arap coğrafyacılarına ait eserlerde; Çirçik Nehri ile Taşkent, Çimkent, Çardarı ve Sütkent arasındaki geniş bölgenin adı “Kalas Bozkırı/Keles Bozkırı” olarak zikredilmekte, ayrıca bu bozkırın ortasında Sir Derya Irmağı’na paralel olarak inşa edilmiş oldukça uzun ve sağlam bir duvardan “Kalas/Keles Duvarı” olarak bahsedilmektedir. Şarkiyat uzmanları Kalas ve Keles kelimelerinin aslının aynı olduğunu aradaki farkın Arapça yazılış ve telaffuzdan kaynaklandığını ifade etmektedir.

Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere; “Keles” kelimesi Türklerin Anadolu’ya göç etmelerinden çok önce Orta Asya’da yer adı olarak bilinen ve kullanılan bir kelimedir. Bu çerçevede ilçemiz isminin de Orta Asya kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca; Oğuzlar’ın “Keles” adlı bir oymağının bulunduğu da bilinmekte olup Osmanlı dönemine ait 16. yüzyıl tahrir defterlerinde Aydın Livası dahilinde “Keles” adlı yörük cemaatinden bahsedilmektedir. Bu oymağa mensup kişilerin halen Balıkesir-Kazdağı civarında yaşadığı uzmanlarca ifade edilmektedir.

C-) ANADOLU’DA “KELES” ADLI YERLER

Anadolu’da ilçemizden başka asıl adı Keles olan üç yerleşim yeri daha vardır. Bunlar; İzmir’in Kiraz ilçesi, Ordu’nun Ünye ilçesine bağlı Çınarcık Köyü ve Antalya’nın Kumluca İlçesi Kuzca Köyü’ne bağlı Keles Mahallesi’dir. Kiraz ilçesinin adı Cumhuriyetin ilk yıllarında, Çınarcık Köyü’ nün adı ise 1966 yılında değiştirilmiş ve bugünkü halini almıştır.

Keles ve civarı milattan önceki devirlerden itibaren çeşitli devletlerin hakimiyeti altına girmiştir. Yöre; Etilerin, Friglerin, Lidyalıların, Bitinyalıların, Romalıların ve Bizanslıların tahakkümünden sonra ilk kez 1075 yılında Anadolu Selçukluları döneminde Türklerin eline geçmiş ancak 1097 yılındaki I. Haçlı Seferi sonunda Bizanslılarca geri alınmış ve bundan sonra da Osmanlılara kadar Bizans sınırları içinde kalmıştır.

Keles ve civarında; eski uygarlıklara (özellikle Roma,Bizans) ait süs eşyası, sikke-para, mühür, erzak küpü vs. gibi küçük eşya ile kilise, tapınak, hamam gibi bina kalıntısı oldukça fazladır.

Eldeki bulgulara göre en eski yerleşim yerleri; Belenören, Akçapınar ve Uzunöz köyleri arasındaki bölge, Küçükkavacık Mahallesi civarı ve Baraklı Köyü civarıdır. Yapılan araştırmalar neticesinde bu bölgenin Roma Devri olarak adlandırılan dönemde (M.Ö. 395-M.Ö.65) Kral Yolu denilen işlek ve önemli bir ticaret yolu üzerinde bulunduğu tesbit edilmiş, ayrıca Kocasu’ya hakim bir tepe üzerinde oldukça büyük bir tapınağın varlığı ortaya çıkarılmıştır.

13.yüzyıl başlarında Anadolu’ya gelen Türk boylarından Oğuzlar’ın Kayı boyuna mensup Ertuğrul Gazi ve ona bağlı yörük aşireti Anadolu Selçuklu Sultanı I.Alaeddin Keykubad tarafından kendilerine Söğüt yaylak, Domaniç kışlak olarak verilmek suretiyle Ankara’nın batısına Karacadağ denilen bölgeye yerleştirilmiştir. Bu şekilde Anadolu’nun Bizans sınırına yerleşen Ertuğrul Gazi burada fetihlere başlamış ölümünden sonra oğlu Osman Gazi de bu fetihleri devam ettirerek geniş bir bölgeyi yurt edinmiştir. Bu dönemlerde Keles ve civarı da Osmanlıların hakimiyetine geçmiştir. 1360-1385 yılları arasında ilçe merkezinde bir hamamın ve bir camiin yapılmış olması buna delalet etmektedir. Zira; han, hamam, cami vs. gibi yerler yerleşimin göstergesidir.

İlçemiz civarı gerek Osmanlı döneminde gerek sonrasında mühim bir düşman işgali görmemiştir. Ancak; 8 Temmuz 1920’de Bursa’yı işgal eden Yunanlılar bir yıl sonra 10 Temmuz 1921 tarihinde Keles’e de bir karakol açmışlar, ilçeye gelen Yunan Müfrezesi bir müddet Cuma Mahallesi’nde daha sonra da Yenice Mahalle’de karargah kurmuştur. Yunanlıların Keles’e asker göndermelerinin en önemli sebebi; dağ yöresindeki milis kuvvetlerini sindirmek ve özellikle Bursa’nın Ankara ile olan haberleşme bağlantısını kesmektir. Zira; işgal süresince Bursa’nın Ankara ile olan haberleşmesini Tavşanlı ve Kütahya üzerinden dağ yöresindeki milis kuvvetleri sağlamış, bu yörenin işgalinden sonra Bursa’nın Anadolu ve Ankara ile olan haberleşme bağlantısı tamamen kesilmiştir.

Yunanlılar; Canip Efe, Topal Sadettin Efe, Kabakçı Salih Efe ve İbrahim Efe’ye bağlı milis kuvvetlerinin gayretleri neticesinde yörede mühim bir zarar veremeden Büyük Taarruz’ dan sonra ilçeyi boşaltmışlardır. Yukarıda adı geçen dağ yöresi milis kuvvetlerinin Bursa’nın kurtuluşunda sayısız hizmetleri olmuş, büyük yararlılıklar göstermişlerdir.

I.Murad Camii ve Hamam

Osmanlı döneminde Dağ yöresi ile en fazla ilgilenen padişah 1.Murad olmuştur. Dağ Yöresindeki bir çok köy Sultan 1. Murad Hüdavendigar’ın vakıf köyüdür.

Keles'te şimdiki yeni caminin olduğu yerde eskiden Hüdavendigar Camii ve Sıbyan Mektebi bulunmaktaydı. Bu camiye 1. Murad Hüdavendigar'ın oğlu Yakup Çelebi'nin Mudanya’da zeytinlik vakfı vardı. Zeytinlikten elde edilen gelir camiye harcanmaktaydı. 1870'li yıllarda çıkan bir yangında tarihi Hüdavendigar Camii de zarar görmüş, daha sonra tamir edilerek 1970 yılına kadar kullanılmıştır. 1970 yılında yıkılıp yerine yeni bir cami yapılmıştır.

Yine camiin vakfından olan hamam camiin bir kaç yüz metre batısındadır 6.20 X 6.20 iç ebadında kubbeli bir soğukluğu ve iki halveti vardır. Keles Belediyesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün işbirliği ile birkaç kez restore edilmiş olup halen hizmet vermektedir.

Zeus Kersullos Tapınağı
Keles'in Akçapınar ile Belenören köyleri arasındaki Tazlak Tepesi’nde Roma Döneminden kalma Zeus Kersullos tapınağı ve yerleşim birimi, aynı köylerin yakınında Manastır denilen tepede bir tapınak, Kemaliye köyünde Kızılkilise denilen bir tapınak ve Boğacık mevkii altında Kilisecik denilen yerde küçük bir tapınak vardır. Uzunöz, Alpagut ve Hereke (Çayören) köylerinde de tarihi kalıntılar vardır.

Kocayayla ve Geleneksel Kocayayla Şöleni
Kocayayla; Keles ilçe merkezi yakınlarında yer alan, adından da anlaşılacağı üzere oldukça büyük bir yayladır. Keles’in 4 km. güneydoğusunda bulunan Kocayayla, Bursa’nın en ünlü piknik ve mesire yerleri arasındadır. Etrafı karaçam ağaçlarıyla örtülü olup ayrıca yayla içinde yer yer çam, meşe, gürgen, alıç, kavak ve erik ağaçları da vardır. Yaklaşık 400.000 m2. lik açık çayır ve mer’a alanına sahip olan Kocayayla, Türkiye’nin de en büyük yaylalarından biridir. Deniz seviyesinden yüksekliği 1.200 m. olan yayla; bol oksijenli temiz havası ile kalp, verem, akciğer, astım, anemi ve benzeri hastalıklar için tavsiye edilen nitelikler taşımaktadır.

Kocayayla'da Keles Belediyesi ve Orman İşletmesi tarafından muhtelif spor alanları, masa-bank, ocak, restaurant, kır kahvesi, büfe, mescit, oyun parkı ve tuvalet yaptırılmış, şehir şebekesinden ayrı olarak su getirilmiştir. Bu itibarla; gelen misafirlerin tüm ihtiyacını karşılayabilecek altyapıya sahiptir.

Bu bölge Bursa, İnegöl ve Atranos (Orhaneli)’tan önce Osmanlıların hakimiyetine girmiş, Bizans’a ait bu üç tekfurluğun ortasında ve oldukça stratejik bir konumda bulunduğu için buraların fethi sırasında üs olarak kullanılmıştır.

Osmanlıların kuruluş dönemlerinde civardaki yörük aşiretleri tarafından Domaniç yaylarıyla birlikte yaylak olarak istifade edilmiş, ayrıca saray atları için nitelikli bir otlakiye vazifesi görmüştür. Bir rivayete göre Orhan Gazi ile Nilüfer Hatun’un düğünleri de bu yaylada yapılmıştır. Konar-göçer yörük aşiretleri her yıl yaz başlangıcında hayvanlarını otlatmak üzere yaylalara çıkmadan önce yazı karşılamak ve yaz mevsiminin gelişini kutlamak amacıyla burada toplanır ve şenlikler düzenler, çevredeki dede yatırırlarının başında “hayır” yaparlarmış. Zira; yörükler için yaz, bir yayla mevsimi ve yörüğü yörük yapan unsurları icra edebilme mevsimidir. Yazın gelişi yörük için en önemli bayramdır. Bu nedenle Orta Asya'dan beri yazın müjdecisi olan hıdrellezde tüm yörükler biraraya gelip kurbanlar keser, dualar eder, yemekler yer, oyunlar sergiler, at koşturur, cirit oynar, gençler güreş tutar, ozanlar atışır hülasa topluca bayram yaparlarmış. Aynı zamanda bilge ve ulu kişilerin mezarlarının ziyaret edildiği, "toy" adı da verilen bu şölenler şamanist gelenekleri içeren umumi bir kurban ziyafeti şeklinde gerçekleşir, katılan tüm Türk boylarına kurbandan birer parça verilirmiş. Ayrıca; artık yaylalara çıkılacağı için insanlar 5-6 ay gibi uzun bir süre birbirini göremeyeceklerinden bu şölenler bir nevi “helalleşme” işlevi de görürmüş.

İşte bu şekilde; Osmanlının Söğüt ve Domaniç dolaylarını yeni yeni yurt tuttuğu sıralarda dönemin yaylağı ve gazi atlarının otlağı olan Kocayayla da bu şölenlerin yapıldığı önemli yerlerden ve geleneksel halk edebiyatının ilk merkezlerinden biri haline gelmiş, yüzyıllar boyunca ozan/baksı geleneğinin süregeldiği bir yer olmuştur. Eski Türk geleneklerini sürdüren, kopuz çalıp şiir söyleyen ozanlar uzun yıllar Kocayayla şölenlerinde buluşarak atışmışlardır. Halen civarda yatırları bulunan ve kendilerine "dede" denilen kişilerin bu ozan/baksı geleneğinin kalıntıları olması muhtemeldir.

Bu şölenleri yaşatmak amacıyla; bir yaylalar diyarı olan Keles' in Kocayayla' sında da halen her yıl Haziran ayında "Geleneksel Keles Kocayayla Şöleni" düzenlenmektedir. Yukarıda belirttiğimiz gibi oldukça eski bir geçmişi olan bu şölen Osmanlıların son dönemlerine kadar yaşatılmış, ancak Kurtuluş Savaşı yıllarında ara verilmiş daha sonra 1966 yılında tekrar canlandırılmıştır. Bu şölende; yağlı güreş müsabakaları, kiraz ve çilek teşvik yarışmaları, halkoyunları gösterileri yapılmakta ve çeşitli sanatçılar konser vermektedir. İlçedeki muhtelif dernek ve kuruluşlar yararına tertip edilen Kocayayla Şöleni' nde Keles yöresinin "temsili gelin alayı" merasimi gelen misafirlerin oldukça ilgisini çekmektedir. Ne yazık ki; Kocayayla Şöleni günümüzde asli özelliklerini yitirmiş, tamamen bir festival / konser havasına bürünmüştür. Bir an önce otantik görüntüsüne kavuşturulması dileğimizdir.

Son yıllarda Kocayayla' da çeşitli izci kampları düzenlenmekte, Bursa' dan gelen çim kayağı, güreş ve futbol takımları çalışmalarını bir müddet burada sürdürmektedir. Yeni tesislerin yapılması bir kamp yeri olarak burayı daha cazip hale getirecektir. Zira ulu çam ağaçlarının içinde yer alan bu yayla; çadır turizmi, kampçılık, trakking ve sair doğa sporları için ideal bir mekandır. Ayrıca her yıl tertiplenen Geleneksel Kocayayla Şöleni’nden ayrı olarak siyasi partiler, dernekler ve çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından da zaman zaman Kocayayla’ da büyük şölenler tertip edilmekte, yağlı güreş, cirit, boğa güreşi müsabakaları yapılmaktadır. Bu şölenlerle birlikte Kocayayla, her yaz mevsiminde ortalama 200.000 kişi tarafından ziyaret edilmektedir.


Almira Hotel
Almira Hotel
Konfor ve rahat bir tatil için
Osmangazi Bursa
(+90 224) 250 20 21
Kirazlı Otel
Kirazlı Otel
Uludağda tatil kayak keyfi
Uludağ Bursa
(+90 224) 283 21 54
Kervansaray Bursa Oteli
Kervansaray Bursa Oteli
Havuz bar ve her türlü konfor bulunmaktadır
Merkez Bursa
(+90 224) 220 00 00
Karinna Otel
Karinna Otel
Sadece kış turizmine değil, yaz aylarında kampçılık, trekking ve günübirlik piknik
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 23 60
Kar Tanesi Otel
Kar Tanesi Otel
Sınırsız kayak, eğlence ve sımsıcak bir kar tatili
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 24 17
Fahri Otel
Fahri Otel
Uludağ 'da kışın tadını bizle çıkarın .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 10
Ergün Otel
Ergün Otel
Uludağ deyince ilk akla gelen isim .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 00
Artıç Otel
Artıç Otel
Bursa'nın en eski otellerinden biri olmakla birlikte, kaliteli ve konfor
Merkez Bursa
(+90 224) 224 55 05
Holiday Inn Bursa
Holiday Inn Bursa
Osmangazi ve Orhangazi türbelerine 20 km, Kültürpark' a 18 km
Merkez Bursa
(+90 224) 737 52 00
Kar Otel
Kar Otel
Kar şömine ve konforlu tatilin keyfi
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 22
Atasu Otel
Atasu Otel
Son derece nezih ve büyük olan Lobby ve şömine ateşi ...
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 71
Aydın Yıldız Otel
Aydın Yıldız Otel
Zengin Türk Mutfağıyla konfor sizleri bekliyor .
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 21 40
Ağaoğlu My Resort Otel
Ağaoğlu My Resort Otel
Kapalı havuzu ve tüm kayak ekipmanları
Uludağ Bursa
(+90 224) 285 20 01
 
  Bursa Bursa Mekanları Bursa de Tatil Bursa Hakkında BursaKonaklama.com  
  Ana Sayfa
Bursa
Bursa Ulaşım
Turizm Acenteleri
Firma Rehberi
Bursa Konaklama
Bursa Eğlence Yerleri
Bursa Yeme-İçme
Bursa Alış-veriş
Bursa Kiralık Satılık
Nerede Kalınır ?
Ne Yenir ?
Nerede Eğlenilir ?
Alış-veriş
Nerede Gezilir ?
Bursa Resimleri
Bursa Tarih
Bursa Coğrafya
Bursa Ekonomi
Bursa Turizm
Reklam
Kullanım Şartları
Yasal Uyarı
Site Haritası
İrtibat
 
  Bursakonaklama.com 'un tüm hakları 7the24 & GencTR 'e aittir .   3 | 7 | 891 | 2,313 | (6/3/2008) 109 | (5/28/2008) 39